Londra'nın sisli sabahlarında, Manchester'ın yağmurlu sokaklarında, Sheffield'in eski fabrikaları arasında, Birmingham'ın kalabalık caddelerinde...
İnsan bazen en büyük yolculuğunu kilometrelerce uzağa giderek değil, kendi içine doğru yürüyerek yapar.
Bir şirket yöneticisinin yıllarca sakladığı vicdan yükü, bir annenin ardından kalan sessiz hatıralar, farklı inanç ve kültürlerin arasında hakikati arayan gençler, kaybettiklerini ararken kendilerini bulan insanlar...
Bu kitap, modern şehirlerin kalabalığında yalnızlaşan insanın kalbine doğru yapılan bir yolculuktur.
Her hikâye bir soruyla başlıyor:
Başarı nedir?
Kaybetmek nedir?
Affetmek mümkün müdür?
İnsan gerçekten neden acı çeker?
Ve en önemlisi...
Bir insan kendini yeniden bulabilir mi?
"Sis Dağılınca", çağımızın insanını Londra'dan Manchester'a, Sheffield'den Liverpool'a uzanan hikâyelerle buluştururken; vicdan, merhamet, sabır, sevgi, hakikat ve umut üzerine derin bir tefekküre davet ediyor.
Çünkü bazen hayatın en büyük değişimleri, kimsenin görmediği sessiz anlarda başlar.
Ve bazen hakikat, sis dağıldığında değil; insan onu aramaya karar verdiğinde görünür.